YAĞLAYICILAR
GENEL ÖZELLİKLERİ

Metal işleme sırasında takım ucu ile parça arasında çok büyük bir sürtünme oluşur ve bu sürtünmeyi aşmak için uygulanması gereken kuvvet cok yüksektir. İşlem sırasında bir sıvı kullanılması durumunda bu sıvı, takım ucu ile parça arasında bir film tabakası oluşturarak yağlayıcılık yapar ve aynı işin daha az bir kuvvetle yapılabilmesini sağlar. Aynı zamanda takım-talaş ve takım-iş parçası arasındaki sürtünmeyi azalttığı için takım aşınmasını minimumda tutar ve düzgün bir yüzey elde edilmesini sağlar. Kesme-talaşlama sıvısı takım ve iş parçasının sıcaklığını kontrol ederek çarpılmayı minimumda tutar. Deterjan özelliği ile oluşan talaşları sistemden uzaklaştırarak daha iyi yüzey düzgünlüğü elde edilebilmesini sağlar.

 

 

Bütün Kesme-Taşlama sıvıları aynı özellikte midir?

 

Bunları gruplara ayırabilir miyiz? Kesme-Taşlama sıvıları çalışma sırasında istenilen performansları elde edebilmek için değişik özelliklerde formüle edilirler. Bu ürünlerin kullanım alanları çok geniştir. Bazen yağlayıcılık ön plandadır, bazen soğutuculuk daha önemlidir ve ince talaş oluşan operasyonlarda da deterjan özelliği daha önemlidir. Kesme-taşlama sıvıları bütün bu gereksinimlere cevap verebilecek şekilde neat yağlar, emülsiyonlar (bor yağları), yarı sentetik ürünler ve tam sentetik ürünler olarak değişik gruplarda üretilirler.

 

 

Neden Kesme-Taşlama Sıvıları?

 

Bu yağlar yağlayıcılık ihtiyacının soğutuculuk ihtiyacından daha fazla olduğu uygulamalarda suyla karıştırılmadan oldukları gibi kullanılan ürünlerdir. Petrol, hayvan, deniz veya bitkisel kaynaklı yağların biri veya birkaçının kombinasyonundan oluşurlar. Mineral yağ kesme yağlarının formülasyonunda en çok kullanılan yağdır. Öte yandan mineral yağın katkısı kullanılma alanları yüksek işlenebilirlikteki metallerle (alüminyum, pirinç, magnezyum gibi) ve çelik üzerindeki bazı hafif işlemlerle sınırlanmıştır. Mineral yağ katıksız olarak kullanıldığı durumda sadece hidrodinamik yağlayıcılık sağlar. Öte yandan mineral yağlarla birlikte polar katıklar kullanıldığında yağın polar yağlayıcılığı artar ve daha zor şartlarda kullanılabilir. Aynı şekilde daha da zor şartlarda çalışabilmek için bu yağların formülasyonuna aşırı basınç (EP) katıkları ilave edilebilir.

 

 

Emülsiyonlar

 

Bu ürünler %60’dan daha fazla mineral yağ içerirler. Emülsiyon, yağın emülsiyon yapıcı ajanlarla ve diğer katıklarla birlikte suda karıştırılmasıyla, yağ taneciklerinin su içinde askıda kalmasıyla oluşan bir karışımdır. Hayvansal ve bitkisel kaynaklı yağların ya da esterlerin ilavesi emülsiyonların yağlayıcılığını arttırır. Sülfürlü, klorlu ve fosforlu katıkların ilavesi ise emülsiyona daha yüksek yağlayıcılık ve aşırı basınç (EP) özellikleri verir. Su, yüksek spesifik ısısı, yüksek termal iletkenliği ve yüksek buharlaşma ısısı ile en etkili soğutma ortamıdır. Emülsiyonlarda, suyun mükemmel soğutma özellikleri yağlayıcılık sağlayan katıklarla birleştirilmiştir.

 

 

Sentetik Ürünler

 

Bu tip ürünler suyla seyretildiklerinde emülsiyonlarin sütümsü görünüşlerinin aksine yarı şeffaf ve şeffaf solüsyonlar oluştururlar ve soğutuculuğun yağlayıcılığa göre daha fazla gerek duyulduğu uygulamalarda tercih edilirler. Bu ürünler mineral yağ içermezler ve uygulama amaçlarına göre yağlayıcılığı arttırıcı, pas önleyici katıklar içerirler.

 

 

Yarı Sentetik Ürünler

 

Bu tip yağlar emülsiyonlara göre daha az mineral yağ içerirler. Kullanım amaçlarına göre formülasyonlarına aşırı basınç (EP) katıkları, pas önleyici katıklar, bakteri üremesini önleyici katıklar dahil edilir. Emülsiyonların yağlayıcılık özellikleri ile sentetik ürünlerin soğutuculuk özelliklerini bünyelerinde taşıdıkları için en yaygın olarak kullanılan ürünlerdir.

 

 

Yağlayıcılık nedir, Metal Kesme-Taşlama sıvılarında yağlayıcılık mekanizmaları nasıl gerçekleşir?

 

Yağlayıcılık relatif hareket halinde bulunan iki yüzey arasında bir film oluşturarak ve sürtünme katsayısını azaltarak hareketi kolaylaştırmak ve relatif hareket halindeki yüzeylerin aşınmasını engellemek için kullanılır.

 

 

Yağlayıcılık Mekanizması

 

Metal işleme operasyonlarında kullanılan kesme-taşlama ürünlerinde çalışma şartlarının gereksinimlerine göre aşağıdaki yağlayıcılık mekanizmalarından biri veya birkaçı aynı anda kullanılabilir.

 

 

Hidrodinamik Yağlayıcılık

 

Bu tür yağlayıcılıkta, yağlayıcı madde sadece sahip olduğu viskoziteden dolayı iki yüzey arasında bir film tabakası oluşturarak, yüzeylerin temas etmesini, dolayısıyla sürtünmeyi engeller. Bu yağlayıcılıkta oluşan film tabakası son derece zayıf bir film tabakasıdır ve çok kolaylıkla bozulabilir. Bu nedenle bu yağlayıcılık çok az miktarda yağlayıcılığın gerektiği durumlarda kullanılır.

 

 

Polar (Boundry) Yağlayıcılık

 

Bu tür yağlayıcılık sıvının sahip olduğu polar katıklarla olur. Sıvının içindeki polar katıklar metal yüzeyinde toplanırlar ve polaritelerinden dolayı birbirlerini ittiklerinden, metal yüzeylerinin birbirlerine temaslarını engelleyerek sürtünmeyi minimumda tutarlar ve yağlayıcılık yaparlar. Yağlayıcılık hidrodinamik yağlayıcılığa göre daha yüksektir. Seçilen polar katıkların cinsi ve miktarı da yağlayıcılık derecesini etkiler. Çok aşırı basınç altında çalışmalarda katıkların polariteleri bozulduğundan bu yağlayıcılık istenen sonuçları vermez.

 

 

Extreme Pressure (EP) Yağlayıcılık

 

Bu tür yağlayıcılık formülasyona dahil edilen EP katıkları ile elde edilir. EP katıkları metal yüzeyi ile kimyasal reaksiyona girerek metal yüzeylerinde çok dayanıklı bir film oluştururlar ki, bu film en zor şartlarda 800-900°C’lere ulaşan sıcaklıklarda bile bozulmayarak yağlayıcılık özelliğini devam ettirir ve aşınmayı engeller.

 

 

Emülsiyonların Hazırlanması

 

Emülsiyonu hazırlamadan önce emülsiyon tankının ve makine aksamının fiziksel ve biyolojik olarak temizlenmiş olmasından emin olunmalıdır. Gerekli miktarlardaki suyun %95’i emülsiyon tankına alınmalı, %5’i daha sonra konsantrasyon ayarlaması yapmak ve ayrı bir kapta ürünü karıştırmak için ayrılmalıdır. Operasyona göre tespit edilmiş konsantrasyonu elde etmek için gerekli yağ miktarı ayrı bir kapta mükemmel bir şekilde karıştırılarak suya ilave edilmelidir. Karıştırma sırasında yağ suya ilave edilmeli, su yağa ilave edilmemelidir. İlave sırasında karıştırma devam etmelidir. Daha kolay bir karıştırma sağlamak icin su sıcaklığının 20°C civarında olmasına dikkat edilmelidir. Yağ ilavesi tamamlandıktan sonra konsantrasyon kontrol edilmeli ve gerekirse daha önce ayrılan su ile konsantrasyon istenilen değere ayarlanmalıdır. Emülsiyonun homojenliğinden emin olmak için işleme başlamadan en az 10 dakika daha karıştırmaya devam edilmelidir. Emülsiyonun hazırlandığı tarih not edilmeli, daha sonra karşılaştırmalar yapabilmek için numune alınarak analizleri yapılmalı ve sonuçlar dosyalanmalıdır.

 

 

Bozulmuş bir emülsiyon atılıp yerine yeni bir emülsiyon hazırlanacağı durumda sistem nasıl temizlenmelidir?

 

Bozulmuş bir emülsiyon atılıp yerine yeni bir emülsiyon hazırlanacağı durumda, yeni hazırlanacak emülsiyondan maksimum performans ve efektif ömür alabilmek icin sistemin mükemmel bir şekilde temizlenmesi gerekir. Yeni emülsiyon sisteme konmadan önce emülsiyon tankı, makine aksamı ve boru devreleri fiziksel ve biyolojik olarak mükemmel bir şekilde temizlenmelidir. Sistemin fiziksel temizliği, emülsiyon tankı, makine aksamı ve boru devrelerinin talaş kalıntıları, çamur, her türlü kir ve pislikten temizlenmeli ve gerekirse herhangi bir deterjanda kullanılmalıdır. Emülsiyondan maksimum performans ve efektif ömür alabilmek için, sistemin fiziksel temizliği en az üç ayda bir yapılmalıdır. Bu iş icin emülsiyon başka bir kaba alınmalı ve sistemin temizliği yapıldıktan sonra tekrar sisteme konmalıdır. Emülsiyonun biyolojik olarak temizlenmesi ise sistemin her türlü bakterilerden temizlenmesidir ki, bir dezenfektan maddenin emülsiyonun temas edebildiği her noktaya uygulanması ile olur. Bu işlem aşağıda daha detaylı olarak belirtildiği gibi emülsiyona ilave edilen dezenfektan maddenin emülsiyon ile belirli bir süre sirkülasyonu ile yapılır. Sistemin dezenfekte edilmesi icin STEIN SİSTEM TEMİZLEYİCİ adlı ürünü aşağıdaki şekilde kullanmanızı tavsiye ederiz. Değiştirilecek olan emülsiyona %1 oranında STEIN SİSTEM TEMİZLEYİCİ ilave edilir (ilave edilen miktar %1’den fazla olmamalıdır, korozyona neden olabilir). Makine 6 saat normal çalışmasına devam eder ve bu sayede dezenfektan emülsiyonun temas ettiği her noktaya ulaşmış olur (Makine normal çalışmasına devam ettiğinden, bu işlem hiç zaman kaybına neden olmaz). Altı saat sonunda emülsiyon atılır. Emülsiyon tankı, makine aksamı ve boru devrelerinin fiziksel temizliği yapılır. Tanka su alınarak durulama yapılır. STEIN SİSTEM TEMİZLEYİCİ ilave edilen emülsiyon sistemde altı saatten fazla tutulmamalıdır. Bu durumda sistemde tekrar bakteri üremesi başlayabilir.

 

 

Emülsiyonlarda çalışma sırasında maksimum performans ve maksimum efektif ömür alabilmek için bakımları nasıl yapılmalıdır?

 

Kesme-taşlama emülsiyonlarından çalışma sırasında yüksek performans ve uzun efektif ömür alabilmek icin düzenli aralıklarla bakımlarının yapılması gerekmektedir. Emülsiyonların konsantrasyon ve pH değerleri günlük olarak kontrol edilerek kaydedilmelidir. pH ölçümü, pH kağıtları veya dijital pH ölçme aletleri ile yapılabilir. Günlük pH ölçümlerinde pH kağıdı kullanılabilir, fakat ayda bir yapılacak detaylı testlerde daha kesin sonuçlar alabilmek icin kalibre edilmiş elektronik bir ölçme aleti kullanılmalıdır. Günlük konsantrasyon testleri kolayca refraktometre kullanılarak yapılabilir. Öte yandan emülsiyonlar kullanıldıkça yabancı maddelerle kontamine olurlar ve bu refraktometre okumasında sapmalara neden olabilir. Bu nedenle en az ayda bir konsantrasyon testi asitle ayrıştırma metodu ile yapılmalıdır. Günlük yapılması gereken pH ve konsantrasyon testleri kullanıcı tarafından kolayca yapılabilir. Fakat bu testler emülsiyonun stabilitesini ve kullanıma uygunluğunu test etmek icin yeterli değildir ve en az ayda bir alınacak numunenin üretici firmanın laboratuarında daha detaylı testleri yapılmalı, alınan sonuçlar olması gereken ideal sonuçlarla karşılaştırılmalı ve gerekiyorsa emülsiyonu düzeltici yönde müdahaleler yapılmalıdır. Stein müşterilerinde kullanılan ürünlerden düzenli olarak aldığı numunelerin detaylı testlerini yaparak raporlarını yazıp emülsiyonlardaki gelişmeleri kaydeder. Her rapora bir lot numarası verilir ve bu rapor bilgisayara kaydedilir ve aynı zamanda müşteri dosyasında saklanarak emülsiyonların kullanılmaya başladıkları zamandan itibaren gelişmeleri takip edilir. Günlük yapılan pH ve konsantrasyon testlerinden başka, en az ayda bir emülsiyonun iletkenlik, pas, bakteri, köpürme, koku gibi testler yapılmalı ve sonuçlara göre emülsiyonun kullanılabilirliğine karar verilmeli ve gerekiyorsa düzeltici müdahaleler yapılmalıdır. Emülsiyonların kullanım sırasındaki performansları ve efektif ömürleri direkt olarak kullanılan sudan etkilendiği için, emülsiyonların hazırlanmasında kullanılan sularında, düzenli aralıklarla test edilmeleri gerekmektedir.

 

 

Emülsiyonlarda konsantrasyon kontrolünün önemi nedir, düşük veya yüksek konsantrasyonda çalışmanın sakıncaları nelerdir?

 

Emülsiyonların kullanıldığı operasyonlara göre ideal kullanım konsantrasyonları vardır ve maksimum performans bu aralıklarda elde edilir. Bu aralıkların dışına çıkıldığı durumlarda problemler çıkar. Bu nedenle konsantrasyon günlük olarak kontrol edilmelidir. Konsantrasyon kontrolü en kolay biçimde el refraktometresi ile yapılır. Konsantrasyon yüksek ise; parça yüzeyinde ve tezgahta yapışkan depozitolar oluşur. Kesme bölgesinde duman olur. Operatör ellerinde tahriş problemleri olabilir (özelikle sentetik ürünlerde). Konsantrasyon düşük ise; parçalarda ve tezgahta paslanma problemleri görülebilir. Yağlayıcılık azalacağından kesici takımların uçlarını bileme süresi kısalır, istenilen kalitede yüzey düzgünlüğü elde edilemez. Emülsiyonun bakteri üremesine karşı koruyuculuğu daha az olur.

 

 

Emülsiyonun iletkenlik değeri neyin ölçüsüdür ve emülsiyonun performansını nasıl etkiler?

 

İletkenlik emülsiyon içinde biriken tuzların, değişik anyon ve katyonların bir göstergesidir ki, bunlar emülsiyonun pas önleyici ve emülsiyon yapıcı gibi en temel katıklarını tahrip ederek görevlerini yapmalarını engellerler. İletkenlik değeri arttıkça bu katıklar tamamen devre dışı kalabilirler ki, bu durumda emülsiyon kullanılmaz hale gelir. Emülsiyonda iletkenlik artması yapılan su ilaveleri ile olur. Bu nedenle emülsiyonların hazırlanmasında kullanılacak suyun titizlikle seçilmesi gerekmektedir. Emülsiyonlarda problemsiz efektif çalışma için maksimum iletkenlik değeri 6000-7000 mikrosiemens/cm’dir. Bu değerlerden sonra emülsiyonda değişik problemler görülebilir; Emülsiyonun stabilitesi bozulur. Bir kısım yağ emülsiyondan ayrılabilir, kremalaşmalar olur ve emülsiyon sistemde sirküle edildikçe, makine aksamında ve işlenen parçalarda yapışkan artıklar bırakabilir. Emülsiyon pas problemlerine yol açar. Emülsiyonun iletkenliği direkt olarak kullanılan suyun iletkenliği ile ilgilidir. Kullanılan suyun iletkenliği yüksek ise emülsiyonun iletkenliği de çok kısa bir sürede artar ve emülsiyon efektif ömrünü normalden çok daha kısa sürede tamamlar. Güvenli ve problemsiz bir çalışma için iletkenlik değeri 7000 mikrosiemens/cm değerini geçtiğinde emülsiyon değiştirilmelidir.

 

 

Emülsiyona karışan yabancı yağların emülsiyona olan etkileri nelerdir?

 

Sisteme kızak yağları, hidrolik yağlar veya herhangi bir sebepten karışan başka cins yağlara yabancı yağlar denir ve emülsiyonlara karışması hiç istenmeyen bir durumdur. Yabancı yağ oranı sistemde %3’ü geçmemelidir. Aksi halde; emülsiyon üzerinde birikerek, emülsiyonun hava alamamasına ve dolayısı ile emülsiyonda anaerobik bakteri üremesine ve dolayısıyla kokuşmalara neden olur. Aerobik bakteriler için uygun beslenme ortamları oluşturarak üremelerine neden ve dolayısıyla kokuşmalara neden olur. Kesme bölgesinde duman oluşur. Emülsiyonun stabilitesi bozulur. Emülsiyonun deterjan özelliği azalır. Emülsiyonun yağlayıcılık ve soğutuculuk özellikleri azalır. Emülsiyonla sistemde dolaşarak makine aksamı ve işlenen parçalarda yapışkan artıklar bırakır. Sistem çalışmadığı zamanlarda emülsiyon üzerinde birikecek olan yabancı yağların sıyrılarak alınması yukarıda sayılan zararlı etkileri ortadan kaldırmak bakımından çok önemlidir. Yabancı yağ karışmasının emülsiyona olan bu zararlı etkilerini azaltabilmek için; STEIN’ın emülsiyonlarla uyumlu kızak ve hidrolik yağlarını kullanmak, yabancı yağ karışmasında bundan minimum seviyede etkilenen STEINCUT B ve STEINCUT C Serisi ürünlerini kullanmak, yabancı yağ karışmasının kesinlikle önlenemediği durumlarda, STEIN’ın bakteri öldürücü ürünlerini kullanmak gerekir.

 

 

Emülsiyonların kokuşmalarının sebebi nedir, nasıl önlenebilir?

 

Bozulmuş bir emülsiyon atılıp yerine yeni bir emülsiyon hazırlanacağı durumda, yeni hazırlanacak emülsiyondan maksimum performans ve efektif ömür alabilmek icin sistemin mükemmel bir şekilde temizlenmesi gerekir. Yeni emülsiyon sisteme konmadan önce emülsiyon tankı, makine aksamı ve boru devreleri fiziksel ve biyolojik olarak mükemmel bir şekilde temizlenmelidir. Sistemin fiziksel temizliği, emülsiyon tankı, makine aksamı ve boru devrelerinin talaş kalıntıları, çamur, her türlü kir ve pislikten temizlenmeli ve gerekirse herhangi bir deterjanda kullanılmalıdır. Emülsiyondan maksimum performans ve efektif ömür alabilmek için, sistemin fiziksel temizliği en az üç ayda bir yapılmalıdır. Bu iş icin emülsiyon başka bir kaba alınmalı ve sistemin temizliği yapıldıktan sonra tekrar sisteme konmalıdır. Emülsiyonun biyolojik olarak temizlenmesi ise sistemin her türlü bakterilerden temizlenmesidir ki, bir dezenfektan maddenin emülsiyonun temas edebildiği her noktaya uygulanması ile olur. Bu işlem aşağıda daha detaylı olarak belirtildiği gibi emülsiyona ilave edilen dezenfektan maddenin emülsiyon ile belirli bir süre sirkülasyonu ile yapılır. Sistemin dezenfekte edilmesi icin STEIN SİSTEM TEMİZLEYİCİ adlı ürünü aşağıdaki şekilde kullanmanızı tavsiye ederiz. Değiştirilecek olan emülsiyona %1 oranında STEIN SİSTEM TEMİZLEYİCİ ilave edilir (ilave edilen miktar %1’den fazla olmamalıdır, korozyona neden olabilir). Makine 6 saat normal çalışmasına devam eder ve bu sayede dezenfektan emülsiyonun temas ettiği her noktaya ulaşmış olur (Makine normal çalışmasına devam ettiğinden, bu işlem hiç zaman kaybına neden olmaz). Altı saat sonunda emülsiyon atılır. Emülsiyon tankı, makine aksamı ve boru devrelerinin fiziksel temizliği yapılır. Tanka su alınarak durulama yapılır. STEIN SİSTEM TEMİZLEYİCİ ilave edilen emülsiyon sistemde altı saatten fazla tutulmamalıdır. Bu durumda sistemde tekrar bakteri üremesi başlayabilir.

 

 

Emülsiyonlarda çalışma sırasında maksimum performans ve maksimum efektif ömür alabilmek için bakımları nasıl yapılmalıdır?

 

Emülsiyonda kokuşmanın en önemli sebebi bakteri üremesidir. Bakteri üremesinin en önemli sebebi ise sisteme karışan yabancı yağlardır. Bu yağlar üst kısımda birikerek hava alamayan alt kısımda anaerobik bakteri ve uygun beslenme ortamları oluşturarak da aerobik bakteri üremesine ve dolayısıyla kokuşmaya neden olabilir. Bunu engellemek için; STEIN’ın bakteri üremesine karşı aşırı dirençli STEIN CUT B Serisi ve STEIN CUT C Serisi biostabil ürünlerini kullanmak, STEIN’ın emülsiyonlarla uyumlu kızak ve hidrolik yağlarını kullanmak, emülsiyonlara düzenli aralıklarla STEIN’ın bakterisitlerinden ilave etmek, emülsiyonlara karışan yabancı yağları düzenli aralıklarla üst kısımdan sıyırarak almak, makine çalışmadığı durumlarda emülsiyonu belli aralıklarla sirküle ederek havalandırılmasını sağlamaktır.

 

 

Emülsiyonların paslanmaya neden olmalarının sebepleri nelerdir, nasıl önlenebilir?

 

Normalde emülsiyonlar işlenen malzemeleri pasa karşı koruyacak şekilde formüle edilirler. Paslanma var ise sebebi; konsantrasyon düşük olabilir. İnorganik tuzların varlığı (iletkenliğin yüksekliği) pasa sebep olabilir. Emülsiyonda aşırı klorlu su kullanılmış olabilir. Emülsiyonda bakteri üremiş olabilir. Emülsiyon efektif ömrünü tamamlamış ve emülsiyonda ayrışmalar başlamış olabilir. Emülsiyon pasa sebep oluyorsa acilen değiştirilmelidir. Aksi takdirde makine aksamında ve işlenen parçalarda düzeltilmesi imkansız pas problemleri yaşanabilir.

 

 

Emülsiyonları hazırlamada kullanılacak suyun hangi özelliklerde olması gerekir?

 

Mineral yağ bazlı ve yarı sentetik ürünler suyla emülsiyon, tam sentetik ürünler ise suyla solüsyon oluştururlar. Gerek yağ bazlı olanlar ve gerekse sentetik olanlar ortalama %5 (%3-8) konsantrasyonlarda kullanılırlar. Bunun anlamı 100 kg’lık bir emülsiyon/ solüsyonda 5 kg metal işleme sıvısı ve 95 kg su var demektir. Dolayısı ile emülsiyonla problemsiz çalışmak ve emülsiyondan uzun efektif ömür elde edebilmek icin emülsiyona katılacak suyun çok büyük bir titizlikle seçilmesi gerekmektedir. Genellikle sanayide bu tip uygulamalarda kullanılacak suyun iletkenlik, toplam sertlik ve pH değerlerinin belli limitler içinde olması gerekmektedir.

 

 

Suyun iletkenlik değerinin bu suyla hazırlanacak emülsiyona ne gibi etkileri vardır?

 

İçinde bulunan kalsiyum, magnezyum, sülfat, klor, potasyum gibi iyonların bir ölçüsüdür. Suyun içinde bu iyonlardan ne kadar çok var ise suyun iletkenliği de o kadar yüksek olur. Su emülsiyon hazırlamada kullanıldığında, bu iyonlar suya katılan ürünün formülasyonunda bulunan pas önleyici ve emülsiyon yapıcı özelliğe sahip katıkların ve diğer katkı maddelerinin etkisini azaltır. Bu nedenle emülsiyon hazırlamada kullanılacak suda bu iyonların belli limitleri aşmaması, yani iletkenlik değerlerinin 500 mikrosiemens/cm değerinden daha yüksek olmaması gerekmektedir. Öte yandan emülsiyonların iletkenlik değerleri 6000-7000 mikrosiemens/cm değerlerine geldiğinde, emülsiyon efektif ömrünü tamamlar. Emülsiyonda kremalaşmalar ve pas problemleri gibi önemli problemler ortaya çıkar. Normal şartlarda, 500 mikrosiemens/cm gibi normal iletkenlikli bir suyla emülsiyon hazırlandığında, yeni emülsiyonun iletkenliği 1000-2000 mikrosiemens/cm seviyelerinde olur ve yine ilaveleri bu suyla yapılan emülsiyonun 6000-7000 mikrosiemens/cm iletkenlik değerine ulaşması en az 6-8 ayda olur. Öte yandan, yüksek iletkenlikli bir suyla hazırlanan bir emülsiyonun iletkenlik değeri daha başlangıçta 3000-4000 mikrosiemens/cm değerinde olur ve emülsiyonun 6000-7000 mikrosiemens/cm değerine çıkması cok kısa bir sürede olur ve emülsiyon ömrünü normalden çok daha kısa sürede tamamlar.

 

 

Suyun sert olmasının anlamı nedir ve bu suyla hazırlanacak emülsiyona ne gibi etkileri vardır?

 

Suyun toplam sertliği suyun içinde bulunan kalsiyum ve magnezyum miktarının bir ifadesidir ve Fransız Sertliği cinsinden ifade edilir. Suyun içinde bulunan kalsiyum ve magnezyum gibi maddeler metal işleme sıvısında bulunan emülsiyon yapıcı katıkların etkisini azaltarak sıvının suyla emülsiyon yapmasını zorlaştırırlar. Böyle sularla hazırlanan emülsiyonlarda bir kısım yağ emülsiyondan ayrılarak emülsiyonun üst kısmına çıkar. Dolayısı ile emülsiyonun yağlayıcılık, pas önleyicilik ve soğutuculuk gibi özellikleri azalır. Aynı zamanda suda bulunan kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller bakteriler için çok iyi bir beslenme ortamı oluşturacağından, bu gibi sularla hazırlanan emülsiyonlarda çok kısa bir süre içinde bakteri üremesi olur. Bakteri kokuşmaya sebebiyet verdiği gibi aynı zamanda emülsiyonda bulunan pas önleyici katıkların etkisini azalttığından pas problemleri gibi önemli problemler yaşanır. Bu nedenlerden dolayı emülsiyonla problemsiz çalışabilmek ve emülsiyondan uzun efektif ömür alabilmek için, emülsiyon hazırlamada kullanılacak suyun sertlik değerinin 20 Fransız Sertliğini geçmemesi gerekmektedir.

 

BİZE ULAŞIN:

İstanbul Outlet Park AVM Kat:3 No: 61/69 Büyükçekmece/İstanbul

0212 807 00 20

info@stein.com.tr